-- Genel, Kişisel

Burası da Devlet Hastanesi, Burada da Böyle…!!!

Dün yaşadığımız hastane fiyaskosu sonrası bugün başka bir hastanedeyiz.
Marmara Üniversitesi Egitim ve Araştırma Hastanesi
İlk dikkatimi çeken husus doktordan fazla güvenlik görevlisi olması. Bu kulağa güzel gibi gelse de sürekli birilerinin karşınıza dikilerek yassak kardeşim demesi o hengâmede can sıkıcı olabiliyor.

Saatimiz 10:18’i gösterirken hastamız muayene oluyor. Bizde bekliyoruz.
Tahliller için koşturuyoruz.
Saat 11:20 … Kan ve idrar tamam, röntgen çektirdik. Sonucları bekliyoruz.
Röntgenimizi aldık.
Tahlil sonucları da tamam. 12:25…

Tahlilleri giren uzman doktor Acil Servisi’nin Yeşil Alanı’dan (ayakta muayene) Kırmızı Alan’a transferini istedi.

Şimdi kırmızı acil müşahede odasındayız. Doktorlar bakıyorlar. Oldukça ilgili olduklarını belirtmem gerek.

Ciğerler konusunda ciddi sıkıntımız var.
Saat 12:46 EKG çekiliyor…
(Bu yazdıklarımı cep telefonu ile hasta başında fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum.)

Uzm.Dr. A. Cüneyt Hocagil sürekli tahlilleri inceliyor ve yanımızdan ayrılmıyor…

Saat 13:25 …
Hastanenin acil servisi tam kapasite çalışıyor. Bugün her zamankinden farklı olarak trafik kazaları çoğunlukta…
Ortalık karışık… Hastalardan ve yakınlarından yükselen çığlıklara dayanmak çok zor.
Lütfen trafikte dikkatli olalım…
Bana birşey olmaz diyenleri bir gün acil serviste tutmak lazım…

Bizde ise son durum hastaneye yatırmaya karar verildi. Fakat boş yer yok. Bir hasta taburcu olacakmış, onu bekliyoruz…

Acilde hasta yakınları beklerken bazı ihtiyaçları olabiliyor. En temel ihtiyaç su için otomatik makinalar var. Ama 75 Krş… Yine ornek olması için Hoşbeş 1TL, Popkek 1TL…
Acil’e gelirken yanınıza almak için hiç bir şey aklınıza gelmez. Bazı temel ihtiyaçlar için ufak bir kantin olabilir. Tamam acil servis içinde olmasın ama yakın bir yerde konuşlanabilir…

Dün gittiğimiz Süreyyapaşa Göğüs hastanesinin aksine burada yaşlı ve özürlüler için özel dizayn edilmiş tuvaletler var. Temiz tutuluyor. Tutamaklar yapılmış. Lavabo yere daha yakın… İnsan demek ki olabiliyormuş demekten alamıyor kendini.

Beğendiğim bir diğer husus wifi internet hizmeti. Hasta ve yakınları bilgi işleme giderek kullanıcı adı ve şifre alarak ücretsiz internet hizmetinden yararlanabiliyor…

18:00 civarında hastanenin 8. katındaki iç hastalıkları servisine sevk ediliyoruz. İki kişilik odalarda her türlü konfor var. Öncelikle yataklar çok iyi, her yer tertemiz, kaloriferler cayır cayır yanıyor…
Hastalar ve refakatçiler için her şey düşünülmüş. Eşya dolabı, komidin, yemek masası…
Her odanın icinde tuvalet var. Banyo yapılabiliyor ve oldukça kullanışlı…
Refakatçiler için özel koltuk bile düşünülmüş. Koltuk aynı zamanda yatak olabiliyor. Bu satırları o koltuktan yazıyorum (21:27)…
Şu an için durumdan memnunuz. Dün yaşadığımız hastane faciası sonrasında burası ilaç gibi geldi. Her işte bir hayır vardır derler… Dün oradan çıkmasak hala oralarda doktor bekliyor olacaktık. Neyse ki şimdi tedavimiz oluyor ve olumlu sonuçlar alıyoruz…

Bu hastane yeni olmasına rağmen doluluk had safhada. Sanırım ilgiyi gören başka hastaneye gitmiyor. Dışarıda araba için park yerleri var ama hastane önündeki cadde tam bir keşmekeş. Her yere park edilmiş, çekiciler bir an bile durmuyor.

Neticeye gelirsek ya da “özet geçersek”, çok güzel hastanelerimiz olmuş… ama çok “kötü” durumda olan hastanelerimizde var. O hastanelerde yatan hastalar gerçekten eziyet çekiyorlar. En önemlisi de çok eski olan binalar hala hizmette. Ders almak için illa “İstanbul”da mı deprem olması gerekiyor?

Anadolu yakasında oturanlar için en iyi hastane alternatiflerinden biri Marmara Egitim ve Araştırma Hastanesi… Ulaşım için aşağıdaki haritaya tıklamanız yeterli…

--- Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ---

Son söz : Her ne sebeple olursa olsun dileğim yolunuz hastanelere düşmesin…

 

Yorum yazmak için tıklayabilirsiniz.

Yorum

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.