-- Genel, İnternet, Sosyal Medya

Twitter ile kafayı bozmak!

Cik Cik…

 “Sosyalleşmenin yeni sesi…”

Bu kadar kişi bilgisayar başında twitter ile kafayı bozmuş diye düşünebilirsiniz. Tam olarak öyle değil.

İnsanlar duygularını, düşüncelerini ve durumlarını niye paylaşır? Ya da başkalarının ne durumda olduğunu, ne yaptığını ya da ne hissettiğini niye merak eder? Adı üstünde Merak!

İşte akılcı kişilerin girişimiyle sosyal paylaşım sitelerinin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan da bu düşünce oldu. Günümüzde yüz milyonlar seviyesinde kullanıcılara ulaşan sosyal paylaşım siteleri sayesinde insanlar birbirleri ile iletişim kurmanın heyecanını yaşıyor. Yıllar önce Microsoft’un işletim sistemleri içine dahil ettiği “Messenger” ile başlayan sohbet ortamı “Youtube” ile videoları paylaşma olayına, eski arkadaşlarını bul sloganı ile işe başlayıp tamamen fenomen haline gelen “Facebook” ile de iyice gelişerek, yoluna ünlülerin işin içine gerçek kimlikleri ile girdikleri “Twitter” ile devam ediyor.

Dünyada internet kullananların sayısı 1.8 Milyar kişiye ulaşmış durumda. Dünya nüfusuna oranla bakıldığında her 4 kişiden birinin internet kullandığı anlamına geliyor. Az gibi gelebilir ama 2000 yılındaki internet kullanıcı sayısının 360 Milyon kişi olduğu düşünüldüğünde oldukça hızlı artan bir rakam… Günümüzde internet cep telefonu ve netbook gibi cihazlarla 3G bağlantı hizmetinin nimetlerinden de yararlanarak mobil ortamın vazgeçilmezi oldu. Internet kullanıcı sayısına mobil internet kullanıcı sayısını eklersek inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Dünyada 4 milyar cep telefonu kullanıcısı var ve bunun 1.2 milyar’ı cepten internete bağlanıyor. Artık dünyada çoğu insan için internetsiz bir hayat düşünülemiyor. Dolayısıyla artık insanlar için sosyalleşmenin ve paylaşmanın en kolay yolu cep telefonu oluyor.

Messenger çoğumuzun mutlaka bir şekilde kullandığı bir sosyal ağ hizmeti. Yeni bilgisayar alanların mutlaka denediği, arkadaşları ve yakınlarıyla iletişime geçmenin alternatif bir yolu olarak kullanmak istediği bir araç oldu. Messenger halen sohbet ortamları için en çok kullanılan araçların başında geliyor. Bunda Windows işletim sisteminin içinde gelmesinin ve insanların alışmasının etkisi büyük. Video görüşmesi yapmak, fotoğraf paylaşmak ya da dinlediğiniz müziği paylaşmak da bir o kadar kolay.

Youtube internet kullanıcılarının bir şekilde video izlediği sitelerin başında geliyor. Milyonlarca insan müziklerini, bestelerini, mutlu anlarını kısacası izlenmesini istediği her videoyu youtube’a koyarak paylaşıyor. Yüklediği videolarla ünlenen onlarca insan gibi. Youtube şu sıralar video kalitesini 1080p boyutlarına taşımaya hazırlanıyor. İlk başladığı zamanlara oranlara inanılmaz düzeyde artarak şimdilerde milyarları bulan paylaşılan video sayısı ile alanında bir numara. Ülkemizde sakıncalı videoların barındırılması sebebiyle kapatıldığını, vergilendirme problemleri nedeniyle hala kapalı olduğunu ve başbakanın dahil herkesin bir şekilde girme yolunu bulduğunu belirtmemize gerek yok… Yasaklı olmasına rağmen hala en çok girilen siteler arasında. Paylaşmanın bir yolunu elbet buluyoruz değil mi?

Facebook… “-aa ilkokul arkadaşım…” diyerek sevinç içinde arkadaş gurubuna eklenerek başlanılan ve dünyada yüz milyonlar tarafından her gün girilerek kullanılan sosyal paylaşım sitelerinin en ünlüsü… Arkadaşlarımın hepsini buldum yaşasın, şimdi fotoğraflarımı görmeliler.. Hatta grup kurmalıyım, herkes gelsin… Benim sayfam özel olsun hayran kitlem olsun… Yok yok ben bir tarlamı ekip geliyorum… (Farmville oynayan kişi sayısı 75 milyonu aştı!) Facebook hikayesi artık öyle bir hal aldı ki internet ve bilgisayarı sadece facebook’a girmek için kullananların sayısı oldukça fazla… Videolar, fotoğraflar, linkler, sayfalar, gruplar, hayranlar, şirketler, reklamlar… Facebook hepsine yetiyor. Üstelik tüm arkadaşlarınıza ulaşıyor. Hatta arkadaşlarınızın arkadaşlarına, hatta herkese… Tüm dünyada 2010 yılı başı itibari ile 350 milyon kişi bu hizmeti kullanıyordu! … Şu sıralar sayı 500 Milyona dayanmış durumda… Günde 200 Milyar sayfa gösterimi yapıyor ve her ay 2.5 Milyar fotoğraf yükleniyor facebook’a…

Twitter… Bütün bu sosyal ağların içerisinde belki de en hızlı büyüyeni “Twitter” oldu. Kelime anlamı “kıkırdamak, cıvıldamak” olan mikroblog uygulaması twitter, özellikle ünlülerin kullanmasıyla ünlenir oldu. 2010 Ocak ayı sonunda tüm dünyada 75 Milyon twitter kullanıcısı bulunuyor ve bu sayı her geçen gün artıyor. Tüm twitter kullanıcılarının %40’ını barındıran Amerika’da başkan Obama, Shaquille O’neal, Ashton Kutcher, Demi Moore gibi ünlülerin sıkça kullanması özel hayatlarını rahatlıkla ifade etmeleri son bir yılda yaşanan üye sayısındaki patlamayı gösterebilir. Şu sıralar milyonlarla ifade edilen takipçi (follower) sayıları ile yarışan ünlüler her geçen saat ve dakika cıvıldamaya devam ediyor.

Twitter İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Japonca dillerinde hizmet veriyor. Dünyada twitter’ı en çok kullanan ikinci ülkenin Japonya olması japonca dilinin desteklenmesinin önemini vurgular gibi. Türkiye’de henüz yeni yeni artıyor diyebileceğimiz twitter kullanıcı sayısının milyonlara ulaşması Türkçe desteğinin olmamasının da etkisiyle şimdilik zor görünse de özellikle Türk ünlü kişilerinin (ki bunlar arasında gazeteciler, mizah yazarları, spor spikerleri, müzisyenler, blogger’lar vs.. var) ilginç diyaloglarla renk katması üye sayısının artmasında etkin rol oynayacağa benziyor.

Twitter her yönüyle kullanımını basite indirgemiş durumda. Sade arayüzü, sadece dört boşluğu doldurarak üye olunması, üye olduktan sonra gmail, yahoo ve hotmail gibi servisleri kullanan arkadaşlarınıza davet gönderilebilmesi twitter’ın en önemli artılarından. Siz arkadaşlarınızı takibe alıyorsunuz onlar da sizi. Böylece anlık paylaşımlar başlıyor.

Peki twitter’ın olayı nedir? dediğinizi duyar gibi oluyoruz. Genel anlamıyla anlık duygu, durum ve düşüncelerinizi 140 karaktere sığacak kadar yazarak paylaşıyorsunuz. Twitter uzun yazılarla, gereksiz resim yada videolarla sizi uğraştırmıyor. Eğer çok isterseniz linklerini ekleyebiliyorsunuz. Sizin paylaştığınız bu yazılar kimin ilgisini çekiyorsa sizi takibe alıyor. Böylece Follower’ınız yani takipçiniz oluyor. Takipçiniz diyoruz yani facebook’taki gibi arkadaş olmak zorunda değilsiniz. Follower sayınız ne kadar çoğalırsa o kadar çok popülersiniz demektir. Peki   en popüler kim? Ya da en çok kimin takipçisi var? diyebilirsiniz. İşte bu sorulara yanıt olabilecek twitter follower sayılarını takip eden siteler mevcut. www.twittertakip.com ve www.twitterturkiye.com sitelerine girerek takipçi sayılarına göre sıralanan kişilerin listesini görebilirsiniz. Dünya listelerini ise twittercounter.com sitesi üzerinden takip edebilirsiniz.

Düşünün ünlü amerikalı aktör Ashton Kutcher’ın cik cik’lemelerini aynı anda 5 Milyon follower’ı takip ediyor. Bu herhangi bir reklam aracıyla ulaşamayacağınız bir rakam. Türkiye’de ise en çok takipçisi olan kişilerin bile sayısı 50 binler seviyesinde. En çok takipçisi olan ünlülere örnek vermek gerekirse karikatüristler Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem, sanatçı Sertab Erener, yazarlar Ahmet Hakan, Cüneyt Özdemir gibi isimleri sayabiliriz. Twitter ayrıca “Verified Account” hizmetini başlatarak takip ettiğiniz kişilerin gerçek kişiler olduğunu onaylıyor.

Twitter sadece gerçek kişiler tarafından değil ayrıca kurumlar, şirketler, siyasetçiler ve hatta internet siteleri tarafından da kullanılıyor. Sanki çok basit bir geri dönüş makinası gibi herhangi bir konu hakkında fikir sorduğunuzda anında binlerce takipçiniz tarafından olumlu-olumsuz cevap alabilir ve bir sonuca varabilirsiniz. Şu sıralar yapımı neredeyse bitmekte olan “Dersimiz Atatürk” filminin yapımcısı Birol Güven filmin afiş çalışmasını takipçilerine twitter üzerinden sordu http://bit.ly/6zh7iA … (Tabii ki uzun linkleri yandaki gibi kısaltıyorsunuz…). Yeni albüm çıkaran Ayşe Özyılmazel’in şarkılarının linklerini twitleyip yorumları istemesi gibi… Ya da şirketler kendi isimlerine aldıkları twitter hesaplarıyla takipçilerine yeniliklerini anında duyurabilme imkanı buluyor.

Twitter’ın belki de en önemli etkisi medya üzerinde oldu. Twitter’ı yoğun olarak kullananlar arasında artık haberciler, yazarlar ve medya mensupları önemli bir kesimi oluşturuyor. Yazdıkları köşe yazılarını, haberleri ve röportajların linklerini twitter üzerinden saniyeler içerisinde binlerce kişiye ulaştırabiliyorlar. Aldıkları geri dönüşlerle ve yorumlarla fikir alışverişinde bulunuyorlar. Twitter, hızı sayesinde belki de e-posta sistemine bile alternatif olarak kullanılabilecektir.

Twitter’ın medya üzerindeki etkileri de hiç azımsanmayacak kadar fazla. İran’da  seçimlerdeki olayları dünyaya duyurmanın kolay bir yolu olmuştu twitter. “Knrl” adlı twitter üyesinin Demi Moore hakkında yaptığı “Bu resimde yaşlı çıkmışsınız” twit’i dünya magazin basınında büyük yankı uyandırmıştı. Bazı program yapımcıları twitter kullanıcı adlarını televizyonda yaptıkları programlarda yayınlarak soru ve görüşleri anında toplayabiliyorlar. Twitter insanlara ünlülere ulaşabilme imkanını da veriyor. Onların gün içerisinde yaşadıklarını takip edip onlarla iletişime geçebiliyorlar. Canlı yayınlarda twitleme telaşı içinde olan spikerlerin gün içerisinde yaşadıklarını bile takip edebilmenize olanak sağlıyor twitter.. Tabii onlar twit’ledikleri sürece…

Dünyanın önde yayıncı kuruluşu CNN’in internet sitesindeki haber, yazı ve videoların bile başlıca iki sosyal ağ sitesi “Facebook” ve “Twitter”ın paylaşım linkleri var. CNN’in şu an twitter.com/cnn kullanıcı adıyla dünyada yaklaşık 1.1 Milyon izleyicisi bulunuyor. Demek oluyor ki dünya üzerindeki 1 Milyonu aşkın kişi CNN’in twitlediği gelişmeleri anında haberdar oluyor.

Beni de http://twitter.com/kahramanugurlu  adresinden takip edebilirsiniz.

Bu kadar kişi bilgisayar başında twitter ile kafayı bozmuş diye düşünebilirsiniz. Tam olarak öyle değil. (Gerçi bir aralar bazı psikiyatristler tarafından teşhirci-röntgenci gibi değerlendirmeler yapılıyor ama neyse…) Artık yanımızdan ayırmadığımız cep telefonlarımız 3G desteği ile birlikte iyiden iyiye akıllı oldular. Nokia N95 ile yükselen ve iPhone ile doruğa çıkan akıllı telefonlar sayesinde artık nereye gidersek gidelim internet elimizin altında. Özellikle iPhone ve Blackberry gibi telefonlara yüklenebilen Twitter ve Facebook uygulamaları ile isteyen herkes durumunu ve resimlerini paylaşabiliyor. Trafikte kalan biri, yada yediği balığı çok beğenen biri bunu anında takipçileri ile paylaşıyor. Uzun bir iş seyehatine çıkan ünlü bir gazetecimizin yolculuk sırasında yaşadıklarını, habere konu edeceği yerleri, bir kaç tıkla twitlemesi sayesinde takip edebilmeniz oldukça kolaylaşıyor. Yada dişçi eziyeti yaşayan bir kişinin yeter haykırışlarını… Sonuçta twitter insanlara kendini ifade edebilme imkanını en kısa yoldan sağlıyor.

Twitter, yapacağınız ufak bir ayarla facebook ve friendfeed gibi sitelere erişim imkanı sağlayarak twit’lerinizin anında bu sitelerde de yayınlanmasını sağlıyor. Böylece ayrıca diğer sitelere girerek güncelleme yapmanıza gerek kalmıyor. Ayrıca wordpress yada blogger gibi blog sahipleri de sitelerine ekledikleri basit kodlar aracılığıyla twitter durumlarını takipçilerine yayınlayabiliyorlar. Kullanacağınız onlarca uygulama sayesinde fotoğraf ve video paylaşmadan harita üzerinde bulunduğunuz yeri twit’lemeye kadar bir çok işlevi kolayca yapabiliyorsunuz.

Tabii ki başka sosyal paylaşım siteleri de var. Resim paylaşma konusunda Flickr (ki Amerika’da bir numara seçildi), müziklerinizi paylaşmak isterseniz MySpace gibi… Bundan altı yıl öncesine kadar Friendster en büyük sosyalleşme sitesiydi. Profil bilgilerinin gerçek olması zorunluluğu sonucu insanların MySpace’e kaymasına engel olamadı ve gözden düştü. Sosyalleşme ağları tabii ki facebook yada twitter ile sınırlı kalmayacak. Elbette yenileri çıkacaktır. Kendinin zamana ve gelişmelere ayak uyduramayanlar hızla gözden düşecektir. Ama gün twitter günü. İşin özünde hızlı, kolay, pratik ve sade kullanımı sayesinde oldukça sevilen twitter’ın kullanıcı sayısının gün geçtikçe artacağı aşikar görünüyor.

Yorum yazmak için tıklayabilirsiniz.

Yorum

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.