Burası da Devlet Hastanesi, Burada da Böyle…!!!

Dün yaşadığımız hastane fiyaskosu sonrası bugün başka bir hastanedeyiz. Marmara Üniversitesi Egitim ve Araştırma Hastanesi… İlk dikkatimi çeken husus doktordan fazla güvenlik görevlisi olması. Bu kulağa güzel gibi gelse de sürekli birilerinin karşınıza dikilerek yassak kardeşim demesi o hengâmede can sıkıcı olabiliyor. Saatimiz 10:18’i gösterirken hastamız muayene oluyor. Bizde bekliyoruz. Tahliller için koşturuyoruz. Saat 11:20…

Burası Devlet Hastanesi, Burada böyle…!!!

Garip bir hastane macerası bu… Aslında ülkemizde sıkça rastlanan, “-Eskisi gibi değil artık düzeldi” denilen ama çoğu yerde hiç bir gelişmenin olmadığı bir sorun. Hastaneler ve ilgi yoksunu personelleri… Doktor House dizisini yada Doktorlar dizisini (izlemeyen kaldı mı ki) izleyen birinin göreceği muamele kendisinde geçici sapıtmaya yol açabilir. Zira o dizide ki gibi “ilgili” ve “bilgili”…

Sanal Bulut, Sen Bu İşi Unut…

İnternet zaman geçtikçe bizler için vazgeçilmez unsur olmaya başladı. Önceleri bu düşünce cep telefonları için yaygındı. Şimdilerde ise en yabancı insanların bile “-Ya bilgisayardan yapıyor bizim torun…” misali alıştığı bir araç oldu. . Her şeyimiz internet oldu… E-devlet… E-posta… E-banka… E-randevu… E-trafik… E-fotoğraf… E-sosyal… E-harita… E-yemek… Eeeeee…. Ya sonrası? Hemen hepimiz ücretsiz sürümler başta olmak…

Büyüklere Oyuncaklar…

Küçükken mahallelerde koştururduk… Türlü türlü oyuncaklarımız olurdu… Telli arabalar, gazoz kapakları, kartlar, misketler, topaçlar… Tabii ki vazgeçilmez top peşinde koşturmaca… Mutlaka oyun oynayacak bir “oyuncak” bulurduk… Borulardan atmak için kağıtları sivri sivri kıvırır nişancılık oynardık… Şimdilerde ise oyuncaklarımız sadece şekil değiştirdi. Artık elimizde telli arabalar değil güçlü motorlarıyla spor arabalar… Evcilik oyununda ki çay-bardak seti…

Sosyal Ünlülerle İtişmek!

Sosyal Medya insanları yakınlaştırıyor… Öyle böyle değil… Sokakta görsen selam vermeyeceğin adamla (ki zaten selam sabah kalmadı) saatlerce yazışabiliyorsun… Bir çok ortak nokta bulup yeni dostluklar kurabiliyorsun. Kimilerinin asosyal diye tanımladığı yüzlerce kişi Sosyal Medya sayesinde sosyalleşiyor… Buraya kadar her şey güzel. Güzel olmayan nokta fikir ayrılıklarında ve umursamazlıkta ortaya çıkan çirkin diyaloglar oluyor. Bir…

Keyifli “Ya Sonra”

Müzisyen ve dizi oyunculuğunun yanına yönetmen ve senarist sıfatlarını da eklemek isteyen Özcan Deniz’in filmi “Ya Sonra” bugün gösterime giriyor. Türkiye’de 750 salon haricinde Avrupa ve Asya’da 19 ülkede de gösterimde olacak… Çarşamba (23 Şubat) günü Arman ve Nesil ile birlikte Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan galasına katıldım. İlk göze çarpan ayrıntı inanılmaz…

Cepten 444’lü Hatları Ararken Dikkat!

444’lü hatlar malumunuz firmalar ve kurumlar için özel verilen numaralar. Sabit telefonunuzdan alan kodu çevirmeden hangi şehirde olursanız olun arama yapabiliyorsunuz. Böylece sabit olan 444’lü numaralar sayesinde markalar her yerde aynı numarayı kullanmış oluyorlar. Ama günümüz şartlarında sabit hat telefon giderleri ile cep telefonu giderleri karşılaştırıldığında abonelerin artık cep telefonuna doğru bir geçiş sürecinde olduğunu…

Blogger’s Base

Resmi açılışı yapılmamasına rağmen 29 Aralık’tan bu yana sosyal medyada Beta Version olarak sıkça tanıtımı yapılan “Blogger’s Base“i geçen perşembe (6 Ocak) ziyaret ettim. Daha doğrusu ettik. Halil ve İrem‘le görüşeceğimiz o akşam, yemekten önce Halil’le orada buluştuk. Mekanı inceledik. BBase oldukça renkli dizayn edilmiş. Daha girişte müthiş plak koleksiyonu ile karşılaşıyorsunuz. İçeride renkli ve…

Girişmek! ve E-Tohum

“Çok kızgındı… Çok hırslıydı… ve karşısında ki hedefine bodoslama dalmak, onu perişan etmek istiyordu. Öyle yumruklar sallayacaktı ki rakibi iki saniye bile duramayacak hemen yıkılıverecek ve diz çökecekti. Yumruklarını sımsıkı yapıp bir bir sallamaya başladı. Alabildiğine hırsla ve kendine güvenle yumruklarını savuruyordu. Rakibi ise bu yumruklara aldırış etmiyordu. Yumrukların nereden ve ne hızla geleceğini öyle…

4. Blog Yazarları Buluşması

Cihan, afişini Burak Şentürk‘ün hazırladığı etkinliğin duyurusunu ilk yaptığında heyecanlanan onlarca kişi gibi bende hemen kaydımı yaptırdım. Daha önce yapılanlara katılamamıştım… Twitter’dan ve Friendfeed’den tanıdığımız bir çok kişi ile tanışma fırsatını kaçırmak istemedim… Seçilen mekan Fenerbahçe’de ki Moss Cafe‘de masalar güzel yerleştirilmiş, herkesin iç içe olabileceği bir düzen oluşturulmuştu. Moss Cafe’nin tamamen camdan açılır pencereleri…