LG G2’yi Kaçırmayın!

Peşinen söyleyeyim bu yazımda bahse konu LG G2’yi ‘LG Türkiye‘den almış değilim. Bana verilmiş bir hediye de değil… Hatta G2 yollanan blog yazarları arasında da değilim. Hoş öyle bile olsa bilirsiniz ki hatır için iyi ya da kötü şeyler yazmam…
***
Tuhaf adetlerim vardır benim. Mesela bir heyecan veya merak ettiğim için gider yeni bir telefon, tablet veya teknolojik bir oyuncak alır hevesim geçince satarım. Bunu bilen sevgili arkadaşlarımda pusuya yatar oyuncağı kaçırmazlar…

Neyse, geçenlerde iPhone’umu servise verdim. Ben iOS7 ile ilgili bir şarj sorunu zannediyordum ama aslında pil sorunu varmış.

Servise telefonu verince telefonsuz, internetsiz kaldım. Beenn! internetsiz!!?? tabii ki olmazdı.
Sağolsun Burak çekmecelerini karıştırdı ve bana Nokia 808 Pure View makinayı buldu. Dedik oooovvvvv 41MP’lik makina süper…

Gel gelelim Nokia’nın işletim sistemi Symbian’ın 3. güncellemesi olan Belle’ydi ve tam anlamıyla felaketti. Bir gün zor dayandım. Hiç mi iyi yanı yoktu? Vardı, son zamanlarda hiç alışık olmadığımız şekilde uzun giden şarjı mesela… Tasarımı ve elde oturuşu da beğendiğim konular arasındaydı.

Nokia-808

Daha önce test için aldığı LG G2’yi Hamza‘da görmüş biraz inceleme fırsatım olmuştu. Teknik detaylarını da zaten incik boncuk biliyordum. Aklımı karıştıran tek cihaz Sony Xperia Z1‘di. Ama onun da fiyatı 2200TL idi. G2 ise 1599TL idi. (Bu arada bir not, G2’yi 1450TL’ye kadar fiyatlara bulabilirsiniz. Iyi araştırın…)

KahramanUgurlu-LG-G2

Karar verildi. Ertesi gün gidip siyah bir LG G2 aldım. Burada hemen belirteyim kesinlikle siyah alın. Oldukça ağır duruyor. Beyaz renk üzerinde sensörlerin siyah noktaları ve birleşim yerlerinin fazla belli olmasından dolayı S4’e çok benzetiliyor.

LG G2’nin kutusundan çıkanlar neler? Bakalım;

Tuhaflık ben de ya kullanacağım, hevesim geçecek ve yine satacağım. Ama satmak için kendime bir bahane bulmam lazımdı. Lakin yok arkadaş satmak için bahane bulamadığım gibi gittikçe beğenmeye başladım.

Gelelim LG G2 hakkındaki fikirlerime…

Tasarım ile başlayayım ; Renk!? Yukarıda da belirttiğim gibi özellikle siyah rengini almanızı tavsiye ederim. Çünkü çok daha ağır duruyor. Beyaz renkte lamba gibi gözüken sensör kısımlarındaki siyah noktalar, çerçevenin ekranla birleştiği yerlerin siyah görünmesi ve yine arka kısımda kamera ve tuşların beyaz renkte daha fazla belli olması bence hiç iyi durmuyor. Kasa yapısı ele oturan oval hatlarıyla oldukça güzel bir his veriyor. Ön kısımda ve yanlarda fiziki düğme bulunmamasını çok sevdim. Bence artık tek fiziki tuşla sınırlı olmalı akıllı telefonlar. O da gerektiğinde reset atabilmek için… Tasarım konusunda son olarak ekrana değineyim. Ekran kırılmaz cam yüzey ile True HD-IPS ekran arasındaki boşluğun sıfıra yakın olmasının yanında ekran parlaklığının gerçekten çok iyi seviyede olması ile büyük ekran zevkini doyasıya yaşayabiliyorsunuz. 5.2″ ekrana sahip olan LG G2’nin çerçeve kalınlığı olabildiğince azaltılarak ekran büyütülmesine rağmen boyutları fazla büyütmemişler. Hemen söyleyeyim benim gibi iPhone’a alışmış biri iseniz bu büyük ekrana alışmanız biraz zaman alacaktır. Dayanıklılık konusunda Google Glass‘a yaptığım gibi bir “Drop Test” yapmadım, yapamadım ama çok ta zayıf bir durumu yok. Aşağıdaki videoda uzaya gönderilen bir G2’nin kusursuzca çalışmaya devam etmesi gösterilmiş. Yahu düşürmeyin şu telefonlarınızı yere… Kırılıyor işte!!!

Donanım ile devam edelim ; HIZI NASIL ABİ? IPHONE KADAR İYİ Mİ?? diyenleri duyar gibiyim. İşte bu soru aslında iPhone’un haklı başarısı. Sunduğu dinamik işletim sistemi ile hızlı ekran tepkimesi ile her zaman karşılaştırılan, kriter olarak anılan telefon oldu. Burada hemen Apple’a sağ kroşe çakalım (ki iOS7 ile haketti), nedenine gelince yeni güncellemesi iOS7 ile özellikle iPhone 4 ve 4S kullanıcılarını oldukça üzdü bu hız konusunda. Neyse G2’ye dönelim. 4 çekirdekli Qualcomm Snapdragon işlemcisi 2.26Ghz hızının (bak bu işlemcinin adını başkalarının yanında hızlıca söyleyin pek bi havalı oluyor… ; ) ) yanında 2GB RAM’i ile birlikte oldukça hızlı bir cihaz. Ve evet tepkimeleri benim gördüğüm Android cihazlar arasında en iyisi.

Pil belasına gelince ; Öyle bir bela ki sormayın gitsin. Bu konuda şikayeti olmayan var mıdır ki? LG G2 ile mobil cihazların kabusu pil sorunu bence bir ölçüde iyi seviyeye gelmiş. LG G2’de 3000mAh’lik oldukça kuvvetli bir pil var. Benim yoğun kullanımınla bile akşama kadar rahat yetiyor. Ayrıca belirtmekte fayda var ki bu ölçüde bir ekranı gün boyu idare edebilmek oldukça zor. LG G2 ile bunu başarmış.

Ayrıca pil tasarruf modunu istediğiniz gibi kişiselleştirerek hangi özelliklerin kapanmasını istediğinizi belirleyebiliyorsunuz. Örneğin benim telefonda %30’da tasarruf modu etkin oluyor ve öncelikle ekran parlaklığını en az seviyelere çekiyor. %15’te ise Wi-Fi, Bluetooth gibi özellikleri kapatarak daha uzun süre kullanmanızı sağlıyor. Tasarruf moduna geçerken size soruyor geçeyim mi diye…

Peki ya kamerası ; Kamerasına “işte bu!” diyemeyeceğim. En iyi kamera olmadığı kesin ama 13MP’lik kamera bence oldukça iyi iş çıkarıyor. Yani bu telefonu almanızı etkileyecek derecede zayıf değil. Aşağıdaki video fikir verecektir. Bence gayet iyi…

Bağlantı özellikleri ; Bağlantı deyince ilk bahsedeceğim konu, bilgisayarla Wi-Fi üzerinden tüm telefona kumanda edilebilmesi. Nasıl mı? (bu özellik G2’ye has bir şey değil. 4.1 ve üzeri tüm Android cihazlarınız ile de yapabilirsiniz.). Olayımız AirDroid isimli uygulama. Bu uygulamayı Android telefonunuza yüklüyorsunuz. Sonra “herhangi bir bilgisayar” üzerinden web.airdroid.com adresine giriyorsunuz. Size bir barkod gösteriyor. Telefonda uygulamayı açıp barkodu okutuyorsunuz. İşlem tamam. Telefonunuzun tüm özellikleri emrinizde, hatta SMS gönderip alma dahil. Arama özelliği de yolda. Bu uygulamayı en çok sevdiren olay tüm işlemler Wi-Fi üzerinden hızlıca oluyor oluşu. Tüm müzikleriniz, resimleriniz, dosyalarınız, ne varsa telefondan bilgisayara atabilir, veya telefonunuza yükleyebilirsiniz. Mutlaka deneyin derim…

Bir diğer sevdiğim özelliği de dahili kızılötesi bağlantısı ile istediğiniz tüm cihazlara kumanda edebiliyorsunuz. Bakın bazılarına değil, uzaktan kumanda ile kumanda edilen tüm cihazlara tek bir elden kumanda edebiliyorsunuz. Nasıl mı? Öncelikle uygulamasının içine yüzlerce marka ve model TV, uydu ünitesi, klima vb cihazların kumandaları eklenmiş durumda. Eee benim cihazım çıkmadı listede derseniz de “kumanda öğrenme” özelliği var. Yani kumanda etmek istediğiniz cihazın kumandasını LG G2’nin IR (kızılötesi) alıcısına doğru tutuyorsunuz ve istediğiniz kumandayı oluşturuyorsunuz. Gerçekten büyük kolaylık. Evimde, annemin evinde, işyerinde, tek kumanda kafi oluyor.

Başka??? ; Anlatılacak bir çok özelliği var aslında ama bazı aklımda kalanları eklemeye çalışayım. Telefon yüzünüzü takibe alıyor, video izlerken, resimlere bakarken hatta bu yazıyı yazarken bile takipte kalıyor. Yüzünüzü çevirirseniz ekran kararıyor, video izliyorsanız video duruyor. Siz bakınca tekrar kaldığı yerden devam ediyor. Önemli mi yahu bu demeyin oldukça kullanışlı oluyor.

Bazı özellikler Android’in sunduğu hizmetler ve kolaylıklar. G2’ye maletmek yanlış olur. G2 sadece hızdan ödün vermeden yerine getiriyor bu hizmetleri… Örneğin Google’ın tam senkronize olan hizmetleri. Rehber, mail, drive, maps vs… vs… Bir kullanıcı adı parola yeterli, hepsi karşınızda.

 

Son sözüm olarak telefon almak istiyorsanız ve iPhone almak istemiyorsanız, fiyat-performans açısından en iyi Android cihaz olan LG G2’yi kesinlikle tavsiye ediyorum. (Ve evet bu yazıyı yazarken hala G2 kullanıyorum ve satmak için hala bahane bulamadım. ; ) )…

LG-G2-6

(Ufak bir teşekkür; yazımı buraya kadar okuyan siz sevgili takipçime yürekten teşekkür ederim. Bazen fazla uzun yazdığımı düşünüp okunmayacağı hissine kapılıyorum. Sanki birileri “amma uzattın özet geç” dermiş gibi… ; ) Sorularınız olursa lütfen aşağıdaki kutucuklardan bana iletiniz…)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.