Girişmek! ve E-Tohum

“Çok kızgındı… Çok hırslıydı… ve karşısında ki hedefine bodoslama dalmak, onu perişan etmek istiyordu. Öyle yumruklar sallayacaktı ki rakibi iki saniye bile duramayacak hemen yıkılıverecek ve diz çökecekti. Yumruklarını sımsıkı yapıp bir bir sallamaya başladı. Alabildiğine hırsla ve kendine güvenle yumruklarını savuruyordu. Rakibi ise bu yumruklara aldırış etmiyordu. Yumrukların nereden ve ne hızla geleceğini öyle…

4. Blog Yazarları Buluşması

Cihan, afişini Burak Şentürk‘ün hazırladığı etkinliğin duyurusunu ilk yaptığında heyecanlanan onlarca kişi gibi bende hemen kaydımı yaptırdım. Daha önce yapılanlara katılamamıştım… Twitter’dan ve Friendfeed’den tanıdığımız bir çok kişi ile tanışma fırsatını kaçırmak istemedim… Seçilen mekan Fenerbahçe’de ki Moss Cafe‘de masalar güzel yerleştirilmiş, herkesin iç içe olabileceği bir düzen oluşturulmuştu. Moss Cafe’nin tamamen camdan açılır pencereleri…

Twitter ile kafayı bozmak!

Cik Cik…  “Sosyalleşmenin yeni sesi…” Bu kadar kişi bilgisayar başında twitter ile kafayı bozmuş diye düşünebilirsiniz. Tam olarak öyle değil. İnsanlar duygularını, düşüncelerini ve durumlarını niye paylaşır? Ya da başkalarının ne durumda olduğunu, ne yaptığını ya da ne hissettiğini niye merak eder? Adı üstünde Merak! İşte akılcı kişilerin girişimiyle sosyal paylaşım sitelerinin geniş kitlelere ulaşmasını…