| | | | |

Gazetelerin Sonu Geliyor (mu)?

Adsız


Hürriyet sosyalleşiyor, Radikal dijitalleşiyor… Peki eski medya (hadi eski demeyelim geleneksel medya) bu yeni medya içinde gerektiği gibi var olabiliyor mu? ya da olabilecek mi? Yoksa işin doğrusu ikisini bir arada götürebilmek mi?

Hürriyet gazetesinin 12 Mayıs itibari ile başlattığı ve ‘bir haber sitesi için dünyada ilk’ olarak duyurduğu  “HurPass” sistemi çok yoğun eleştiriler aldı. Kimisi olumlu, kimisi olumsuz. Üstelik kişiye özel içerik gösterimini ön plana çıkaran üyelik sistemi hala çok tartışılıyor. Radikal gazetesi de geçen hafta yaptığı açıklama ile 21 Haziran’dan itibaren basılı yayınına son vererek “tüm medya kuruluşları için yeni bir başlangıç” olarak nitelendirdiği dijital ortamda yayın hayatına devam edeceğini duyurdu.

Hürriyet’in gazete ile beraber dijital içeriğe verdigi önemi arttırmasının yanında Radikal’in (masrafları karşılayamaması nedeniyle) tamamen dijitale geçmesi, yine yeniden kimilerinin ‘sosyal’ kimilerinin ise ‘yeni’ diye adlandırdığı sanal alemi gündeme taşıdı. Bunun yanında maddi imkanlar elverseydi Radikal kapanır mıydı? Yazarlar basılı olmayan dijital bir ortamda gazeteci kimliklerine devam edebilirler mi? Gazetecilik kavramı (kişiler için) bu denli önemli mi? gibi sorular hep akıllarda…

İnternet üzerinden film ve dizi izleme patlama yapmışken sinemaların kapanmaması, üstelik hem dünyada hem de ülkemizde seyirci rekorları kırılırken, haber sitelerinin ve içerik sağlayıcılarının artması da gazetelere olan ihtiyacı (bir nevi fiziksel) ortadan kaldırmaz mı? Yoksa gazeteler ilerleyen dönemde lüks bir ürün, ihtiyaç, tüketim malzemesi haline mi dönüşecek? Herkesin tabletten, bilgisayardan ve akıllı telefonlarından okuduğu haberleri, gazetesini eline alıp kahvesini yudumlarken sayfları birer birer çevirerek okumak bir farklılık haline mi gelecek?

İşte tüm bu sorulara “Sosyal Medyanın Sesi” radyo programım ile cevap aramaya çalışacağız. Tamamen siz değerli dinleyenlerin görüşleri ile yönlenen ‘Sosyal Medyanın Sesi’ radyo programımda “Gazetelerin Sonu Geliyor (mu)?” konusunu canlı radyo yayın konuklarım, Uğur Özmen, İsmail H. Polat ve Hamza Şamlıoğlu ile konuşacağız. Ayrıca gazetelerin dijital içeriklerinin nasıl olduğunu, sosyal medyayı nasıl kullandıklarını, üyelik sistemini ve daha bir çok soruya cevaplar arayacağız.

23 Haziran Pazartesi 22:30‘da başlayacak olan yayına kadar siz dinleyenlerimizin sorularını da derleyip aşağıya not edeceğim.

Bunun yanında aşağıda hazırladığım anketlerde de gazetelerin dijital mecralardaki gidişatına ilişkin görüşlerinizi sordum. Katılımınız önemli, zira programda bunlar da ele alınacak. Şimdiden teşekkürler…

Ayrıca konu ile ilgili tüm sorularınızı ve görüşlerinizi @KahramanUgurlu Twitter kullanıcı adına, bu sayfa altına yorum olarak veya facebook.com/KahramanUgurluCom sayfama yorum olarak iletebilirsiniz.

Tabii ki konuklarım da twitter adreslerinden (@ugurabi, @ismailhpolat, @teakolik) sorularınızı bekliyor olacak…

Şimdiden keyif aldığınız bir yayın olmasını diliyorum… (ilginize teşekkürler)


Canlı Yayın Tarihi : 23 Haziran Pazartesi – Saat : 22:30
Canlı Yayın Link : kahramanugurlu.com/radyo (ayrıca bu sayfadan otomatik olarak dinleyebileceksiniz.)


Sorular;

  • Gazetelerin içerikleri daha mı kaliteli? özgün?
  • Gazeteler basılı yayın oldukları için telif hakkı koruması daha mı kolay?
  • Dijital mecralardaki içeriklerin telif hakkı korumaları mıdır asıl sorun?
  • Bilginin ve/veya haberin yayılması ne derece önlenebilir? önlenebilir mi?

Anketler;

Radikal’in basili yayina son vererek dijitalde devam etmesini nasil buluyorsunuz?
Dogru bir karar, artik her sey dijitalde…
Hem basili hem de dijital olarak devam etmeliydi…
Yanlis bir karar… gazetenin yeri baska…

Poll Maker

Hürriyet’in HurPass üyelik sistemi ile basarili olacagini düsünüyor musunuz?

 

 

Basarili olur, okumak isteyen üye olmali…

 

Basarisiz olur, üye olma zorunlulugu insanlari itiyor…

 

Poll Maker

Gazeteler nasil devam etmeli?
Basili olarak devam etmeli, gazetenin keyfi baska…
Artik dönemleri bitiyor, dijitale geçmeliler,
Hem basili olarak, hem de dijital olarak devam etmeliler,

Poll Maker


Konumuz ile ilgili yazılan blog yazılarını da buraya ekleyeyim;
İsmail H. Polat – Hürriyet Sosyal mi?
Hamza Şamlıoğlu – Hürriyet’in Sosyale Kafası Basmıyor!
Sercan Çalbak – Hürriyet’in Derdi Ne? ve (2)

Similar Posts

  • Metaverse Nedir? Bizi ne bekliyor?

    YOUTUBE CANLI YAYINI 📱Yaptığımız bu canlı yayında Cem Sünbül ve Dinçer Karaca ile birlikte, Facebook’un adını değiştirmesi ile hemen her gün duyar olduğumuz Metaverse kavramını konuşuyoruz. Aklımıza takılan soruları sizlerle çözmeye ve bizleri nelerin beklediğini bulmaya çalışıyoruz. 👋 Merhaba Ben Kahraman Uğurlu. Teknoloji ve hayatımıza kattıklarına dair videolar yayınlıyorum. Ayrıca gezdiğim yerleri ve kahve tutkuma…

  • | | |

    Büyüklere Oyuncaklar…

    Küçükken mahallelerde koştururduk… Türlü türlü oyuncaklarımız olurdu… Telli arabalar, gazoz kapakları, kartlar, misketler, topaçlar… Tabii ki vazgeçilmez top peşinde koşturmaca… Mutlaka oyun oynayacak bir “oyuncak” bulurduk… Borulardan atmak için kağıtları sivri sivri kıvırır nişancılık oynardık… Şimdilerde ise oyuncaklarımız sadece şekil değiştirdi. Artık elimizde telli arabalar değil güçlü motorlarıyla spor arabalar… Evcilik oyununda ki çay-bardak seti…

  • | | |

    Sosyal Ünlülerle İtişmek!

    Sosyal Medya insanları yakınlaştırıyor… Öyle böyle değil… Sokakta görsen selam vermeyeceğin adamla (ki zaten selam sabah kalmadı) saatlerce yazışabiliyorsun… Bir çok ortak nokta bulup yeni dostluklar kurabiliyorsun. Kimilerinin asosyal diye tanımladığı yüzlerce kişi Sosyal Medya sayesinde sosyalleşiyor… Buraya kadar her şey güzel. Güzel olmayan nokta fikir ayrılıklarında ve umursamazlıkta ortaya çıkan çirkin diyaloglar oluyor. Bir…

  • | | | | |

    Bu Ay GEO Dergisindeyim

      Bu ay GEO dergisinde Blogger’lara yönelik güzel bir haber yayınlandı. Benim de içerisinde olduğum blog yazarları ile “Blog” ve “blogger”lık kavramının şimdisi ve geleceği hakkında çok güzel bir röportajlar dizisi. Ben de röportaj kısmında dergiye sığamayan kısımları ile soru ve cevapları burada yayınlamak istedim. iOS cihaz kullanıyorsanız derginin dijital versiyonunu da indirebilirsiniz. . “M. İrem Afşin…

  • | | | | |

    iPhone 6

    Yazıyı Düzenliyorum… Takipte kalalım ; ) Ekranı büyüt len artık! baskıları iyice ayyuka çıkmışken, Apple sanırım artık bunu yerine getirecek. Söylemeden edemeyeceğim ki, LG G2 ile büyük ekranın ne denli keyifli kullanımı olduğunu bizzat şahit oldum. iPhone aşığı hemen herkesin “biraz daha büyütse ekranı tam olacak…” dediğini her yerde duyuyoruz. Apple’dan çok fazla büyük sürprizler…

  • |

    Burası da Devlet Hastanesi, Burada da Böyle…!!!

    Dün yaşadığımız hastane fiyaskosu sonrası bugün başka bir hastanedeyiz. Marmara Üniversitesi Egitim ve Araştırma Hastanesi… İlk dikkatimi çeken husus doktordan fazla güvenlik görevlisi olması. Bu kulağa güzel gibi gelse de sürekli birilerinin karşınıza dikilerek yassak kardeşim demesi o hengâmede can sıkıcı olabiliyor. Saatimiz 10:18’i gösterirken hastamız muayene oluyor. Bizde bekliyoruz. Tahliller için koşturuyoruz. Saat 11:20…

7 Comments

  1. Özgün içerik üretenin de önünün açık olduğunu söyelemek biraz zor.
    Bu durum Türkiye için geçerli değil. Özgün içerik üretip de bu işten yeterli reklam geliri elde edemeyip bu
    çarkın böyle dönmediğinden ve bu durumdan şikayetçi olanlarda var.
    Buyrun izleyin;
    http://www.youtube.com/watch?v=cHnE5R-RNZA

    Bir başka konuda, tamam dijital yayına geçilecek bu durum değişecektir, ama günümüzdeki gibi olmamalı,
    şimdi bir haber portalında bir habere bakıyorsun haber 45 50 satır yazıdan oluşuyor, benim o yazıyı
    ekran başında oturup okumam en az yarım saat. Kimse oturup da bu kadar vakit harcayıp sadece o bir haberi
    okumaz. Ben şahsen okumam, vaktimi o kadar boşa harcayamam. Bu durumunda değişmesi lazım. Kısa öz net olması lazım.

  2. Hocam gerçekten samimi ve gerçekleri ortaya koyan aslında hepimizin yıllardır konuştuğu ama sizin gibi konusunda profesyonel insanların bu konuyu dile getirmiş olması çok daha iyi ve yerinde olmuş.

    Hürriyet ve benzeri siteler kesinlikle büyümeye yani para kazanmaya devam edeceklerdir. Çünkü reklam veren aslında nereye reklam verdiğini çok takip etmiyor. Reklam verenler popüler olmasına, medya planlama ajansları ise ziyaretçi trafiğine bakarak reklam veriyor. Bu böyle devam ettikçe bizler ne kadar iyi projeler üretirsek üretelim ne kadar iyi bir ziyaretçi trafiği yaratırsak yaratalım Onlar sayesinde popüler olamazsak reklam almamız imkansız.

    Aslında biz dijitalleşmiyoruz – dijitalleşemiyoruz. Dijitalleştiğik dediğimiz an aslında yabancı bir yatırım fonunun azabına karşı karşıya kalıyoruz. Bizi alıyorlar, düşüncelerimiz alıyorlar anlayacağınız geleceğimizi çocuklarımızın geleceğini satın alıyor.

    Zaten okumayan, okumaktan sıkılan ve uzun metinleri – haberleri okumayan bir toplum haline geldik. Videolar izlenme oranları sürekli artış gösteriyor. Sosyal medya da harcadığımız zaman çok uzun ve giderek artıyor.

    Yapılan araştırmalara göre internete girenlerin haber okuma oranı yüzde 92 deniliyor. Aslında gerçek açıklandığı gibi değil.

    Yüzde 92 yi açıklamak aslında çok kolay;

    – Yüzde 50 pornografik diye nitelendirebileceğim haber sitelerindeki resim galerilerinden,
    – Yüzde 30 haber sitelerinin arama motorlarına uyumlu içeriklerinden
    – Yüzde 12 ise gerçekten haber okuyan ziyaretçilerden böyle bu sonuca varabiliyoruz.

    Benim size sormak istediğim konu “nereye gidiyoruz” yani reklam verenlerin tercihleri girişimleri yönlendiriyorsa biz nereye gidiyoruz?

    Ayrıca blogunda tanıtım yazısı yayınlayan kimdi 🙂

  3. Sanırım bu soruya Uğur Özmen hocamız yayın sırasında cevap verdi. Gittikleri yol doğru değil, ancak pek fazla uzun sürmeyecek özgün içeriğe, özgün habere yönelmek zorundalar. Aksi takdirde kaybederler. Hürriyet bugün takipçisini TV’ye kaptırmak üzere…

  4. Dostlar,

    Çok keyifli bir tartışmaydı, keyifle dinledim. Eski bir gazeteci ve medya gruplarında dijital değişim süreçlerini birebir yaşamış, yönetim kademelerinde bulunmuş biri olarak bu tartışmanın içinde olmayı çok isterdim. Gerçi bu konu daha çok su kaldırır. Sanıyorum bu sancılı geçiş döneminde daha konuşacak çok konu çıkacak.

    Sevgiler…

Sercan Çalbak için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.