-- Genel, Kişisel

8 Ayda 33 kg Verdim

Özetin Özeti’ni isteyenlere;

Hayatınızdan sağlıksız olan her şeyi (ki bilirsiniz siz neler olduklarını) çıkarın. Kimsenin ne dediğine takmayın, sabredin. Bol su için, bol hareket edin… Tamamdır…

Çok kısa oldu açalım diyenlerle devam edelim…

Evet 8 ayda 33 kilo verdim. Ameliyat olmadım, sağlıksız hiç bir gıda, takviye veya ilaç almadım. Geçen sene Ekim ayında 111 kiloydum. Şimdi 78 kiloyum.

Nasıl yaptım, Ne yedim, ne içtim kısmına geleceğim ama önce bi pet şişe su alın elinize. Ciddiyim, şu an videoyu durdurun ve alın. Çünkü artık hayatınızın sonuna kadar en önemli arkadaşınız olacak.

Evet sularımızdan bir yudum aldığımıza göre devam edebiliriz.

Dedim ya benden duyacaklarınız sıkıcı olabilir çünkü tamamen sağlıklı bir şekilde Nasıl kilo verdiğimi anlatacağım. Hayat tarzınızı sonuna kadar değiştirmeye hazırsanız başlayalım.

Üç ana başlıkta anlatmaya çalışacağım. Umarım uzun olup sizleri sıkmam.

1- Karar verme ve motivasyon

2- Yeme – içme

3- Spor ve hareket

1- Karar verme ve motivasyon

Şunu asla unutmayın, 33 kilo bile verseniz en yakın arkadaşlarınız arasından bundan rahatsız olacaklar çıkacak. Evet evet. En yakın arkadaşlarınızdan! bile. Sevdiklerinizden, ailem dediklerinizden… Başarı ise kilo vermek, bunu başarmamda iki önemli faktör var.

Birincisi ‘zinciri kırmamak’

İkincisi ‘motive edici bir dost’

‘Zinciri kırmamak’ derken demek istediğim sürekliliği sağlamak. Barış Özcan‘ın YouTube videosu oldukça açıklayıcı aslında.

Peki ben zinciri kırmamak adına ne yaptım?

  • Karar verdiğim 16 Ekim 2015 sabahından itibaren bugüne kadar bir küp şekeri bile ağzıma sürmedim. Hediye olsun, ödül olsun vb. bahanelerde bile bozmadım zinciri.
  • Aynı kuralı, ekmek başta olmak üzere unlu mamüllerde,
  • Kola başta olmak üzere asitli içeceklerde de uyguladım.

Evet o tarihten bu yana bir kere bile ağzıma sürmedim ve hala bu zinciri kırmadım.

Aslında siz de böyle yapın demek istemiyorum. Beni sosyal medayadan tanıyanlar veya özellikle instagram’dan takip edenler bilirler, yeme-içme konusunda iradesiz biriydim.

Bu nedenle korktum. Bir kere dokunursam arkası gelir diye. Bir kereden bir şey olmaz, bir yudum al yahu… gibi bahanelerden sürekli kaçtım. Bu benim tercihimdi ve karşılığını fazlasıyla aldım.

Burada önemli olan şu, kendinize bir zincir oluşturun ve onu asla bozmayın.

‘Motive edici bir dost’

Şunu unutmayın, etrafınızda hatta en yakınınızda bile kilolu hallerinizi izlemekten zevk alan, arkanızdan kıs kıs gülen insanlar olacak. Hem de her zaman.

Yüzünüze karşı hafif sırıtarak, vermen lazım veya aslında böyle de iyisin gibi cümleleri kurarak sizin bu halinizden keyif alırlar.

Aslında bizim toplumun genlerinde var. Başkalarının başına gelenlere ah-vah edip keyifle izlemek, dedikodusunu yapmak.

Neyse başkalarına çok değindik. Gelelim size yetecek bir dost’a… Siz kilo vermeye devam ederken ve her şey yolunda giderken genetiğinde negatif olmanın esiri olanlar saracak bir anda etrafınızı.

Kilo verme aşamasının son zorluklarından biridir bu. Şu yorumlara hazır olmanızı ve kafaya takmamanızı öneririm;

  • Ya şimdi kilo veriyorsun ama sonra yine alırsın. (Adam öyle içten söylüyor ki ‘ulan sen tekrar bi kilo al bak Nasıl dalga geçeceğim senle’ der gibi)
  • Ya vermek sorun değil abi, o kiloda kalamıyorsun, sıkıntı o…
  • Aman sağlıksız kilo verme, hastalanırsın bak.
  • Bence yeter,
  • Spor yapıyor musun? Heh işte sporu bırakınca kesin tekrar alırsın.
  • Abi öyle kilo verilir zaten. Hiç bir şey yemiyorsun.
  • Ohooo öyle hayat mı olur bee…
  • Arada ödül veriyorsun dimi? Arada yap ya öyle olmaz.
  • Al abi şundan bi tane. Ya bi taneden bi şey olmaz…

Bu söylenenlerden gerçekten iyi niyetli olanları da oluyor, onlar ayrı, anlıyorsunuz zaten.

Burada sıkıntı bu söylenenlerin doğru yada yanlış olması değil. Moral bozması.

İyi yönde insanı motive edici yönde sözler duysa insan çok daha faydalı oluyor.

Unutmadan; bu negatif ve moral bozucu yorumları yapanlar hiç bitmeyecek…

Bu noktada bana bir arkadaşım özellikle ilk aylar müthiş yardımcı oldu. Kendisi ile yüzyüze gelmiyorduk. Whatsapp üzerinden mesajla hallediyorduk moral işini. Ben yiyeceğim yemeklerin fotoğrafını çekiyordum, o bana şunu ye, bunu yeme diyordu. O zamanlar öğrenme aşamasındaydım çünkü. Şimdi neyin yenip neyin yenmemesi gerektiğini öğrendik sayesinde.

İlk 20 gün nasıl zorlandığımı, sürekli mesajlar atıp, ya şunu yesem, bunu yesem, o olur mu? bu olur mu? diye nasıl başının etini yediğimi hatırlıyorum.

Sevgili dostlar o bir gün bile bana, hadi tamam şunu ye, hadi tamam bunu yap demedi.

Dayan dedi, sabret dedi, hatta bana çık dışarı yürü biraz diye baskı bile yaptı.

Dedim ya ilk kısımda zinciri kırmadım diye… zincirin en önemli halkaları ilk 40 gün olan kısımı. Zinciri kırmayın, sizi seven birinden destek alın… Bu işin en önemli olmazsa olmazları bunlar…

2-Yeme – İçme :

Eveeettt gelelim en eğlenceli kısma… Moralman hazırsak eğer ne yeyip ne içmemiz gerektiği konusuna bakalım.

Bir not defteri alın ve normalde ne yeyip içtiğinizi ve en önemlisi sağlığınız için zararlı olduğunu düşündüğünüz şeyleri bir yazın… Siz bilirsiniz neler zararlı olduğunu. Mesela köşedeki fırının çörek otlu poğaçası, mesela, akşam filmini izlerken atıştırılan Lay’s… Ya da Tatlıcı hikmet ustanın  dükkanında yediğiniz kaymaklı ekmek kadayıfı…

Olm bi dur yaa karnım acıktı… şaka şaka… dedim ya kendinizi kandırmayın, siz biliyorsunuz kendinizi…

Yazdık mı? Evet dursun kenarda…

Basit bir kuralla devam edeyim; SU İÇİN, SU İÇİN, SU İÇİN…

Evet, eğer çok kilolu iseniz, 2 saatte 1 tane, değilseniz 3 saatte 1 tane yarım litrelik su için. Emin olun, başka hiç bir şey yapmasanız bile 2 ayda 5kg civarında kilo verdirir bu size.

Hiç öyle su içsem yarıyor demek yok. İçin dediysek de, öyle bir seferde dikmek yok. Yudum yudum.

Ohoooo kim uğraşacak onla diyorsanız da hiç başlamayın zaten.

Ben hala içiyorum. Artık böyle… Su sağlıktır (Nokta)

Şöyle bir tespitim var benim. En azından kendi adıma konuşayım verdiğim fazla kiloların en azından 3’te 2’sinin ödem olduğunu düşünüyorum. Yani yaklaşık 20 kg ödemim vardı.

İşte bu ödemi vücuttan atmak için şunları yapın;

  • Her akşam bir bardak su içine bir ceviz içini koyun, ağzına bir peçete kapatın. Sabah ilk işiniz onu içip cevizleri yemek olacak.
  • Yine akşamdan 1,5 lt su içine, maydonoz, salatalık ve limon kesip koyun ağzını kapatın. Evden çıkarken elinizde olacak ve gün içerisinde içip bitireceksiniz.
  • Bu dediğim iki şeyden ceviz suyunu her sabah, diğerini ise gün aşırı mutlaka yapın.
  • Diğer zamanlarda sularımızı içmeye devam ediyoruz.
  • Su yerine geçebilecek başka neler içebiliriz derseniz;
    • Şekersiz çay, yeşil çay…
    • Filtre kahve,
    • türk kahvesi,
    • mineralli su soda,
    • çay-kahvenin içine çubuk tarçın koyarsanız tadı daha güzel gelecektir.

Neler yaptığıma devam edersem;

  • Dediğim gibi ekmek, tatlı ve gazlı içecekler içmedim.
  • İki öğün arasında 5 saat bıraktım.
  • Poşete girmiş hiç bir şeyi yemedim.
  • Doymadan kalkmadım ama ekmek yemeden. Varsın olsun 2 tabak yeyin ama doymadan kalkmayın.
  • Akşam en geç 7’de yemeği bitirmiş olun. Tamam tamam sakin, ohooo gece yatana kadar ne yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Sakin, basit çözümler var. Kaseye yoğurt, salatalık ve soda ile yapacağınız bir cacık ile hem açlığı bastıracak, hem de sindirim sisteminize yardımcı olmuş olacaksınız.
  • Yahu ölüp bittiğim Lay’s’ten 10 aydır bir çıtır ısırık bile almadım. İsyanlardayım üleennn

Genel anlamıyla yeme-içme konusunda Karatay kuralları diyebilirim. Ama direk ben karatay diyeti yaptım demiyorum.

BEN SAĞLIKLI YAŞAMA GEÇTİM. Sağlıksız şeyleri yemiyorum-içmiyorum.

Yeme içme konusunda son söz olarak şunu söyleyeyim;

bir mağazada üzerime olanı değil de beğendiğimi alabilmenin, veye herhangi birisinin şaşırıp ne kadar fit olmuşsun demesinin verdiği mutluluğu 1 kg baklava veremez…

Sabredin, zinciri kırmayın…

3-Spor ve hareket:

İlk 2 ay spor yapmayın. Kendinizi bıktırmayın, hem yeme-içmeden kesilip hem de sıkıcı spor faaliyetleri ile kendinizi bunaltmayın.

Bir not defteri almıştınız. Evet ona şöyle yazın, takvimin tek günlerinde akşam 30 dakika 3 km yürüyeceğim… Bunu 2 hafta yapın. Ne eksik, ne fazla yapmayın. Sonraki 2 hafta 45 dk. yürüyün…

Vücudunuzu dinleyin ve terleyene kadar yürüyün. Burada kilit nokta tempolu olarak yürümek ve terlemek. Ben ilk yürüdüğümde 30 dk sonunda perişan olduğumu hatırlıyorum. Şimdi Yaklaşık 10 km-90 dk yürüyorum.

Bakın burada şunu diyeceğim. Bu yürüyüşler ideal kilonuzu sabitleyinceye kadar devam edecek. Bıkmak yok. Bu bir yaşam tarzı olacak.

Ben spor salonuna gittim. Yürüme bandına telefonumu koyuyordum. Kulaklığı takıp onlarca bölüm dizi izledim. Bazen sırf dizinin kaldığı yeri merak ettiğim için spor salonuna gidip yürüyüş bandına çıktığımı bilirim.

Demek istediğim, sıkıldığınız konuyu eğlenceli hale getirmenin yollarını arayın. Dışarda mı yürüyorsunuz, 4 km ötedeki kahveciden kahve almaya gidin. Ya da alışverişi oradan yapın. Ama mutlaka yürüyüş yapın.

Temponuzu yazın ve sonraki hedefinizi de not edin. İlk squat yapmaya başladığımda serbest şekilde yaptım. Sonra sayıları ve setleri çoğalttım. En son 25×5 set 125 kere yapıyordum.

Sonra ağırlık kaldırmaya başladığımda Squat için 20kg ile başladım. Şimdilerde 50kg yapıyorum. Önemli olan uzun sürmesi değil zamanla kendinizi ilerletmeniz.

Şimdi spor salonunda ne yapıyorsun, hangi hareketleri çalışıyorsun derseniz o konuda youtube üzerinde bir çok kanal var. Onları izleyebilirsiniz. Önemli olan hangi sporu veya aktiviteyi yaparsanız yapın bir sonraki hedefi önünüze koymanız ve ona ulaşınca sonrakine başlamaktır…

Sizin iç seslerinizi duyarım ben. Şimdi de; olm bunları yapsak zaten eririz… diyorsunuz ya… yapın işte.

Spor salonuna gitmek için çanta hazırlamaya üşenen ben, şimdi 3 tane çantayı içindeki malzemelerle hazır halde arabanın bagajında hazır tutuyorum…

Bakın ben 7 ayda her hafta ortalama 1 kilo verdim. Bu sizde de böyle olacak anlamına gelmez ama en azından artık hiç bir kıyafetiniz üzerinize dar gelmeyecek.

hiç kimse kilo almışsın diyemeyecek. XXL giyerken M hatta S bile giyer oldum.

Bakın haftada 250gr verseniz, 6 ayda 6 kg eder. yılda 13 kilo…

Sadece sabırlı olun.

BIRAKMAYIN!

BIRAKMAYIN!!

BIRAKMAYIN!!!

Yorum yazmak için tıklayabilirsiniz.

Yorum

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  1. İçinde bulunduğum diyet sürecinde bu yazınızı okumak nasıl iyi geldi anlatamam. Tam da söylediğiniz gibi bir diyet ve kurallar belirlemiştim kendime. Yaklaşık bir buçuk aydır, çok sadık olamasam da elimden geleni yapıyorum. Sizin de söylediğiniz gibi artık ikinci aşamaya geçme vakti geldi. Ben bunun için bisikleti tercih ediyorum. Umarım hedefime ulaşır ve yeni hayatımı benimserim. Burada yazdıklarınız çok kıymetli tavsiyeler. Hiç bir spor hocası ya da gıda takviyesi satan kişi söylemez bunları, tekrar teşekkür ederim. Tebrikler…

  2. İyi akşamlar abi kilomla ilgili aslında çok şikayetim yok boyum 1.83 kilom 74 civarı ama vücudumda çok yağ var o yüzden yağlı gıdaları bırakıp yeni bir beslenme düzeni yapmak istiyorum birkaç sorum olacaktı sana birincisi çerez yer fıstığı,çekirdek gibi şeyleri çok seviyorum bunların yerini alabilecek yağsız bir önerin var mı ikincisi de öğrenci olduğum için evde çok çeşit yemek yapamıyorum bilirsin genelde ucuz kızartmalık köfte vs.. şeyler yiyorum hem uygun hem de doyurucu ve sağlıklı bir yemek önerin var mı?

  3. Kahraman bey; kilom 122 boyum 163. Ne yaptımsa bu kilolardan kurtulamadım. Zayıflamak istiyorum. Sizin gibi değerli kişilerin görüşleri çok önemli… Önerilerinizi bekliyorum..

Webmentions

  • 'Dijital temsil hakkı' devri - internet günlükleri yayında 26 Mayıs 2017

    […] verdiğini ayrıntılarıyla yazmış, yetinmemiş yazısını video blogla desteklemiş. Bu da haftanın ‘en sağlıklı’ yazısı olarak […]